biz kırıldık daha da kırılırız, kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza..

gideriz..

Yorum (0) Yorum yaz!

biliyorsun..

Yorum (0) Yorum yaz!

ellerin..

Yorum (1) Yorum yaz!

aşkar İstanbul'da..

Blogcudaki yeni arkadaşımız

Aşkar Dergisi

dörtnala koşusunda İstanbul'a da ulaştı

atı alan Üsküdar'ı geçmeden

ilgilenenler

Aşkar'ı Üsküdar'da Zen Kitabevi'nden alabilir

bilen olur bilmeyen olur, onu bilemem

bilen belki alır belki almaz

bilmeyen öğrenir yahut öğrenmez

bunlar hep bilenle bilmeyene kalmış meseleler

biz bildiğimizi bilmeyenlere söyleyelim de..

Yorum (1) Yorum yaz!

dedi ki..

Yorum (0) Yorum yaz!

çocukluğumun şarkıları II..

 

kız çok güzel latif şirin hem kitap kurdu hem bir ahu
venüs mü desem afrodit mi eli yüzü düzgün bir içim su
elbetteki feminist bir kız metafiziğe de inanmakta
bir kusuru var yalnız kızın biraz entel takılmakta
optimist hem de pesimist biraz idealizmi de savunmakta
ali desidero aliii ali desidero

 

yeni yeni konuşmaya başlamışken, "r" leri ve "l" leri peltek peltek söylerken, parçayı yahut karakteri çok bir kendime yakın hissetmiş olsam gerek ki -bir hatun meselemiz de yoktu ama- Aliii Ali desidero kısmını söyleyip durduğum ve şimdi düşününce BeşiktAŞKımın muhteşem üçlüsü metin-ali-feyyaz ile de ilişkilendirmiş olma ihtimalimin yüksek olduğunu gördüğüm, sadece geçmiş günlerin hatırına değil orjinalliğiyle hâlâ dinlediğim güzel bir parçadır kendisi..

Ellerine sağlık

Yorum (0) Yorum yaz!

çocukluğumun şarkıları..

 

Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli
Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli
Hiç haber göndermedin o günden beri
Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni

Dün yine seni andım gözlerim doldu
O tatlı günlerimiz bir anı oldu
Ayrılık geldi başa katlanmak gerek
Seni çok çok özledim arkadaşım eşek

 

 

hele o sıpasını sevme isteğime, ayaklarıyla yüzümü okşamak tepkisini veren eşeği andıkça gözlerim yaşarmıyor değil :)

o zaman da çok ağlamıştım..

Yorum (1) Yorum yaz!

kelime VIII..

 

Söz söylemekten maksat anlamaktır.

Bunun için de mânâ araçları olan harf,

 söz ve soluktan kurtulmak gerekir ki

mânâ ile diriliş gerçekleşebilsin.

 Elbette su için kap lazımdır,

mânâ için de harf ve ses gerekir.

Ama içmek ve susuzluğu gidermek için kaba takılmayıp

içindeki suya nüfûz etmek;

sözde mânâyı anlamak içinse harfe, sese takılıp kalmamak,

onların içindeki mânâya nüfûz etmek gerekir.

 

 

 Mesnevi Celaleddin er-Rûmî - Kefâfi Muhammed Abdüsselam, 1966

Aktaran: Mevlana Gözüyle Kuran'a Bakış - Nasihat Yayınları - Ali Akpınar, 2007

Yorum (0) Yorum yaz!